Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Türkiye'deki darbeler sürecinin iki temel unsurundan ilkini birinci yazımızda açıklamaya çalışmıştık.
Türkiye'deki darbeler sürecinin iki temel unsurundan ilkini birinci yazımızda açıklamaya çalışmıştık. Birinci temel unsur için halkın özünün ve içinin boşaltılıp sırfen kabuklaştırılması, ötekileştirilmesi, başkalaştırılması duyarsızlaştırılması ve algısızlaştırılması denilebilir. Türk halkının hali hazırda geldiği ya da daha doğrusu getirildiği konumun algılanması konu ettiğimiz ilk unsurun anlaşılmasıyla bire birer irtibatlıdır.
Darbeler sürecinin ikinci temel unsuru gerçekte var olmayan, ancak varmış gibi algılarda gerçekliği işlenen yapay ve suni hadiselerin bahanesiyle Amerika’nın uşaklığını tam anlamıyla kabul etmenin yanında ülke insanının dini temsilciliğini yapabilecek liderlerin piyasaya sunulmasıdır.
Bu süreçte din kavramının içi alabildiğince boşaltılır ve yerli misyonerlerin himmetleriyle dini öğretiler her türlü izimleri kabul eder hale getirilerek her bir ferdin algısında adı İslam, ancak özde Amerikancılık ve hatta Siyonizm’le bile uyuşacak dinler türetilir.
Bir zamanlar baskıcı seküler liderlerin korkusundan ahırlarda gizlice Kur’an öğrenip öğreten bir toplumun öğrendiği Kur’an artık tehlikeli olmadığı gibi her kesin evinde, camilerde ve toplantılarında bile dini öğretilerini öğrenip öğretmesinin hiçbir sakıncası olmayacaktır. Zira tepeden tırnağa başkalaşan, ötekileşen ve çelişkilerle dolu yeni bir toplum oluşmuştur.
Amerika’nın demokrasi mantığına göre bir zamanlar dini öğretilerin her biri bizzat Amerika’yı hedef alan zehirli bir ok mesabesindeyken şimdi bu öğretiler onun İstismar ve İstihmar (toplumu eşekleştirme) aracıdır.
Bu süreçlerden geçirilen bir toplumda masonluğun otuz üçüncü derecesiyle ödüllendirilen Adnan Oktar kendi özel televizyon kanallarında üç beş fahişeyle İslami analizler yapabilir, Fethullah Gülen Siyonizmin kalbinde yani Pentagon’da ülkemiz insanları için ahlaki öğütlerde bulunabilir ve siyasi liderlerimiz konuşmalarına Allah’ın adıyla başlayıp Peygambere salavatlarla hutbevari konuşmalarını sonlandırabilir.
Akın Tandoğan